Psikoloji

Takıntı, Geçmişe ve İnsanlara Karşı

Takıntı zaman zaman her insanın başına gelen bir durumdur. Takıntımız istenmeyen düşünceler içerisinde gezinmemize ve uygunsuz hareketleri yapmamıza neden olur. Hareketleri ve düşünceleri zihnimizde yenilememiz sonucunda, bir döngüye gireriz. Bu döngüye girmemizde etkili olan bir olay veya kişi olabilir. Ve düşünmemeye çalıştıkça da daha fazla bize zarar veren, yıpratan düşüncelere maruz kalırız. Takıntı yaptığımız kişi geçmişteki bir arkadaşımız, dostumuz, sevgilimiz olabilir. Ve ana nedenlerden birisi de kendimize haksızlık yapıldığını düşünmemizdir. Bir nevi zihnin koruma içgüdüsü gibi olay ve kişiyi sürekli sürekli bizlere hatırlatarak aynı yanılgıya tekrar düşmememizi sağlar.

Takıntı

Pembe Fili Düşünmeyin:

Örnek: Pembe fili düşünmeyin, dersem size aklınıza ilk gelen. Pembe bir fil olacaktır. Beyninize bir düşünceyi düşünmemesini söylerseniz ilk düşüneceği şey o olacaktır. Takıntı da da yaşadığınız olayı veya birlikte zaman geçirip eğlendiğiniz kişiyi unutmak için çabalarsanız. Daha doğrusu anıları düşünmemeye çalışırsanız bingo sürekli sürekli anılarınız tekrarlayacaktır. Unutmanız da daha zorlu bir sürece girecektir. Yapılması gereken ise anıları anılarınızı ve o birlikte zaman geçirdiğiniz kişiyi unutmak için çabalamak değil. Aksine kabullenmek ben evet çok eğlendim birlikte zaman geçirdim.

Güzel bir deneyim, güzel bir ders oldu diye düşünerek hayatınıza devam etmektir. Çünkü zihin yapısı unutmaya müsaittir. Aklınızdan çıkarmak istiyorsanız hayatınıza devam etmelisiniz. Bunun en etkili yolu da alışkanlıklarınıza, işinize, okulunuza, sporunuza odaklanarak günlük yaptıklarınızı yapmaya devam etmenizdir. Takıntınız zamanla azalmaya başlıycak ilk başlarda elbetteki bazı zorluklarla karşılaşabilirsiniz.

Anılarınızın olduğu mekanlar, size gelen hediyeler, konuşurken dinlediğiniz şarkılar, birlikte olduğunuz fotoğraflar ve ortak arkadaşlar. Geçmişe set çekmek için bir süreliğine sizi geçmişe bağlayacak tüm bu etkilerden uzaklaşmanız yararınıza olacaktır. Takıntıdan kurtulmak istiyorsanız geçmişle bağlantınızı kesin tam olarak. Şimdi gelelim kişi ve anılara karşı neden takıntılı olduğumuza.

Duygusal Yatırım:

Bir insanla ne kadar fazla zaman geçirirseniz ona karşı yaptığınız duygusal yatırım o oranda artacaktır. Bazı kişileri daha zor unutmamızın nedeni o kişiyle fazla anımız ve yaşanmışlığımızın olmasıdır. Bu birliktelik sırasında karşı tarafa ilgi, zaman, sevgi gibi duygusal olarak en önemli kaynaklarımızı aktarırız. Bu kaynakları doğru bir şekilde kullanmazsak zararlı çıkan taraf da biz oluruz. Çünkü bir insana yaptığınız bu yatırım ölçüsünde sizler için değeri artıyor. Bir insanın size ilgi duymasını istiyorsanız o kişiye yardım etmek içi etrafında dolaşmayın. Onun yerine ondan sizin için bir iyilik isteyin. Karşınızdan iyilik istedikten sonra beyinde işleyecek olan düşünce. Bu kişiye iyilik yapıyorum o halde benim için değerli biri olmalı şeklinde olacaktır. Bu iyilik istemeleriniz devam ettikçe size karşı olumlu duyguları zamanla artacaktır.

“Gülünü senin için özel yapan şey, ona harcadığın zamandır.”

Küçük Prens – Antoıne De Saınt

Nöronlar Daha Sık İşlenir:

İki insan birbiri ile zaman geçirdikçe ortak zevkler, ortak sporlar, sohbetler, ilgi alanları artar. Bunun sonucunda da beyinde bulunan nöronlar daha sık işlenmeye ve bilgi transferini gerçekleştirmeye başlar. Ne kadar fazla zaman geçirirseniz o kadar fazla şekilde nöron beyinde bağlantılar kurar. Aranızdaki ilişki, arkadaşlık biter veya sekteye uğrarsa da duygusal olarak yıpranırsınız. Hazır olmadığınız bir zamanda başınıza gelmiştir ve de nöronlar arasındaki bağlantı sağlamdır. Sık sık anılara ve o kişiye yani geçmişe gidersiniz. Çünkü o kişi ile eşyalar, mekanlar arasında bağlantı kurdunuz.

Bu etkiden kurtulmanızı ise zaman çözecektir. Zamana bırakarak günlük hayatınıza odaklanarak, yeni hobiler geliştirerek, sosyal ilişkilerinize, etkinliklere, spora, okula, işe devam ettikçe anılarınızın arasındaki bilgi transferi zayıflayacak ve bir süre sonra sizi duygusal olarak yıpratmayacak bir hale gelecektir. Hiçbir şey kalıcı olarak silinmez bilinçaltına hapsedilir fakat etkilerini, gücünü yitirdiği ve zayıfladığı için hissetmezsiniz.

No Responses

  1. Pingback: Aşk | GRİ YASAM Haziran 11, 2022

YORUM YAP