Psikoloji

Öfke, İçimizdeki Dengesiz Güç

Öfke Nedir, bu soruyu cevaplayarak başlayalım. Kişinin kendi düşünce ve hareketleri üzerindeki kontrolünü kaybederek ani davranışta bulunmasıdır. Öfke sürekli olarak kötü, dışlanmış bir duygu olarak dile getirilir. Zarar verebilme potansiyeli olduğu için insanları tedirgin eder. Kontrol edilemeyen bir duygudan korkmakta haklılık payı var fakat biraz derine inerek, öfkenin nedenlerini anlarsak kendimize ve insanlara karşı olan bakış açımız genişler. Sinir karşısında soğukkanlı bir tutum sergileyebiliriz. Ani öfke tepkisi karşısında akıllı hamlelerde bulunarak karşı tarafı veya sinirli olan taraf biz isek kendimizi sakinleştirerek maddi ve manevi olarak en az hasarla olayların üstesinden gelebiliriz.

Öfkenin Nedenleri:

  • Bu duygunun en büyük sebebi küçümsenmektir. Daha önceki ikna 1 yazısında bahsetmiştim.
  • Umursanmamak
  • Haksızlığa uğradığını düşünmek
  • Rahatsız olunan durumların dile getirilmemesi
  • Küçük olayların zamanında çözülmeyerek, büyüyerek ani olarak ortaya çıkması
  • Yanlış anlaşılma

Uyarı:

En çekici erkek profili öfkeli olduğu ve zarar verme potansiyeli bulunduğu halde, öfkesini kontrol edebilen yani medeniyette kendisini evcilleştirmiş olan erkektir. Günümüz ve geçmişte olan kız erkek ilişkilerine biraz dikkatli bakarsanız kızlarda, erkeğin kötü alışkanlıklarını törpüleme ve erkeği evcilleştirme arzusu yatar. Fakat erkeğin yapısına çok fazla müdahalede bulunulması ilişkilerde mutluluğu engeller. Çünkü ilişkide ki kız farkında olmadan erkeğin yapısına da zarar vermektedir. Yapısına yani özelliklerine ve karakterine zarar gelen erkek kapana kısılmış hissetmeye başlar. Bu da erkeğin karşı taraftan uzaklaşmasına neden olur.

Öfkenin Neden Sonuç İlişkisi:

Gündelik hayatta her birimiz çevremizle iletişim halindeyiz. Bu iletişim ise bizlere öğretilen nezaket kuralları içerisinde ilerliyor. Karşı tarafı kırma, sözlerine dikkat et, kırmamak için gerekirse yalan söyle gibi cümleler konuşmamıza yön veriyor. Bu cümlelerin belki farkında değiliz ama dile getirilmese dahi bilinçsiz şekilde farkındayız. Bunun sonucunda da beğenmediğimiz durumlar, davranışlar, insanlar, olaylar, hatta arkadaşlar karşısında dile getirmediğimiz cümleler, zihnimizde yer kaplıyor. Ve freud diyor ki İtiraf edilmemiş hiçbir his asla ölmez. Bilinçaltı dediğimiz çöplük, tamamen ertelenmiş, bastırılmış hislerle doludur. Hepsi orada öylece nefes alır ve bekler. En alakasız zamanı; rüyaları ve mutlu anları mesela.

Tüm o düşünceler gün ışığına çıkmayı bekliyor. Çünkü hiç birisi dile getirilmedi bilinçaltına gömülmeye çalışıldı fakat ne kadar derine inerse insin, sessizce gün ışığına çıkacağı günü bekliyor. Çıktığı anlardan birisi de öfke anıdır. Öfke sırasında söylenen sözler daha önceden akıldan geçen düşüncelerdir. Yani söylenmek istenmiş fakat karşı tarafı kırmamak, üzmemek için dile getirilmemiştir. Fakat şahsi fikrim karşınızdaki insana veya kendinize değer veriyorsanız hiç bir zaman bir öfke anına göre yargılamayın. Nedenleri sorgulayın: bu duruma nasıl geldi/geldim, neden ani şekilde tepki verdi/verdim, bu konuda bir özgüven eksikliği veya problem mi var, bu duyguyu kendi yararıma/yararına kullanabilir miyim? Tüm olay sizde bitiyor. Olaya nasıl baktığınız önemli.

Öfke Kontrolü:

Buradaki amaç içimizdeki zarar verme düşüncesini saldırganlığa, sözlere ve eylemlere dönüşmeden önce kilit noktasında durdurarak, daha pozitif bir ruh haline çevirebilmektir. Öfke duygusuna kapılmışken kendimizi değerlendirebilmek zordur fakat en azından deneyin bu sorulara cevap verin: Hatalı olabilir miyim, aşırı mı tepki veriyorum, hata yaptıysam nerede hata yaptım?

Öfke Kontrolü Nasıl yapılır?

Öfke Kontrolü Nasıl Yapılır:

Öncelikle yapabiliyorsanız sinirlenmenize neden olan ortamdan uzaklaşın

Oturuyorsanız kalkın ve bir yürüyüşe çıkın. Ayaktaysanız da yürümeye başlayın. Yürümek sizi sakinleştirecek ve duygu, düşüncelerinizi yatıştıracaktır. Sizi sinirlendiren olaya daha net ve gerçekçi bakmanızı da sağlar.

Gözlerinizi kapatın ve 15-20 sn kadar içinizden sayın. Öfke ani bir duygudur. Birden gelir ve birden de gider. O kısa süre içerisinde karşı taraf veya kendinize zarar vermeden durabilirseniz kendi yararınıza olacaktır.

Nefes egzersizlerini öğrenin ve sinirli anınızda uygulayın. Nefes egzersizlerini bilmiyorsanız derin nefes alıp vererek de kendinizi ve karşınızdaki insanı sakinleştirebilirsiniz.

Öfkenizi sporla dışa vurun. Varsa boks torbanız ile veya dambıl gibi ağırlık kaldırma ile sinirinizi dışarı yansıtın. Hangi spor olacağı size kalmış kendinize ve başka bir canlıya zarar vermeyecek ölçüde olması yeterlidir. Sinirli iken spor yapmak vücutta serotonin hormonu salgılanmasını artırır. Serotonin hormonu insanın ruh halini ve davranışlarını olumlu yönde etkiler. Halk arasında mutluluk hormonu da denilir.

Ben dilini kullanarak neden öfkelendiğinizi/sinirlendiğinizi dile getirin. Tartışmalarda sen dilini kullanmak olayları daha da fazla şiddetlendirir. Misal buna iki farklı durumu ele alarak inceleyelim.

Örneğin: Sevgiliniz sizinle son zamanlarda yeteri kadar ilgilenmiyor.

1.Durum:

Kız: Sen benimle hiç ilgilenmiyorsun, konuşmak istemiyor musun, bir sorun mu var?

Erkek: Hayır bir tanem o da nerden çıktı. Tabi ki konuşmak istiyorum. İşlerin yoğunluğunda dolayı pek ilgilenemedim.

Kız: Hayır sana inanmıyorum. Konuşmak isteseydin bir yolunu bulurdun.

Erkek: Sende her zaman benden mesaj bekleme. Az konuşuyorsak ara. mesaj at.

Kız: Beyefendiye bak sen ben suçlu oldum yani.

Bu konuşma örneğin tartışmaya doğru gidiyor. Çünkü buradaki hata sen dilini kullanmak. Fakat şu şekilde olsa idi çok daha kolay bir şekilde soruna çözüm bulabilirlerdi.

2.Durum

Kız: Son zamanlarda benimle yeterince ilgilenmiyorsun, aramızda bir sorun mu var?

Erkek: Hayır bir tanem o da nerden çıktı. Tabi ki konuşmak istiyorum. İşlerin yoğunluğundan dolayı pek ilgilenemedim.

Kız: Peki tatlım en azından bana haber vermen güzel olurdu. Seni merak ediyorum, aklım sende kalıyor.

Erkek: Haklısın bir tanem bundan sonra daha fazla dikkat ederim. Yoğun olursam haber vermeye çalışırım. Seni seviyorum.

Kız: Bende seni çok seviyorum.

Bu konuşmaya baktığımızda da yapıcı bir konuşma görüyoruz. İki taraf da karşılıklı bir anlayış içerisinde ve sorunu çözmeye yönelik. Olumlu bir şekilde konuşma sonlanıyor. Dil her şeyden önce gelir. Ne söylediğiniz değil nasıl söylediğiniz önemli. Beden dili serisinde de anlatıldığı gibi.

Kendinizi ve karşıdaki insanı affetmeyi bilin. Kin tutmak sağlığınızı ve psikolojinizi olumsuz yönde etkiler.

Mizahın Etkisinden Faydalanın, gülmek ve güldürmek en büyük yatıştırıcıdır. Sinirlendiğiniz olaydaki komik yanları bulun. Bunu yapmak sinirlenmenize neden olan olayların etkisini azaltacak ve daha pozitif bir ruh haline girmenize imkan sağlayacaktır.

Öfkenizle sık şekilde baş etmekte zorluk çekiyorsanız. Kendinize ve çevrenize zarar verici aşırı davranışlarda bulunuyorsanız da uzman bir psikologdan yardım almaktan çekinmeyin. Bu yardımı almanız kendiniz ve çevreniz için en büyük iyilik olacaktır.

Son olarak:

Öfke bazen anlaşılamamaktan kaynaklanır. Bunu çözmek için de iletişim yeteneğinizi geliştirmeniz gerekir. Bu sitede bulunan birçok kaynaktan da faydalanarak yazdığım etkili iletişim ve taktikleri yazısına da göz atabilirsiniz. Sağlıcakla kalın ve yorum yazmaktan, düşüncelerinizi dile getirmekten çekinmeyin.

YORUM YAP