İletişim

Etkili İletişim ve Taktikleri:

Etkili İletişim

Etkili iletişim ve taktikleri bilmek ve kullanmak hayattaki başarılarımızı üst düzeye taşır. İlişkilerimizde bizi güçlü konuma getirir. Sürekli ailemiz, arkadaşlarımız, dostlarımız ve çevremiz ile iletişim halindeyiz. Konuşmalardaki incelikleri görebilmeniz ve daha mutlu, daha güzel bir yaşam sürmeniz için etkili iletişimi bilmeniz gerekir.

İletişim Nedir: İki veya daha fazla insanın bir araya gelerek karşılıklı bilgi aktarımı yapmasıdır.

Sadece konuşmak değil konuşurken anlaşıldığınızı ve karşı tarafı anladığınızı göstermeniz sizi yaşamınızda ön plana çıkarır. İnsanlar her şeyden önce sağlıkla ilgilidirler, sonra insanlarla anlaşmaya önem verirler, kendilerini insanlara sevdirmenin, başkalarıyla anlaşmanın yollarını ararlar. İletişim hakkında daha detaylı bilgileri öğrenmek isterseniz buradaki bilgilerden sonra ikna 1 ve ikna 2 yazılarını okumanızı tavsiye ederim. İkna 1’e buraya tıklayarak, ikna 2’ye de buraya tıklayarak gidebilirsiniz.

Etkili iletişim taktikleri:

İnsanları eleştirmekten kaçının:

Eleştiri insanı savunma pozisyonuna geçirir ve kendini haklı göstermek için çaba göstermeye sevk eder bu yüzden zararlıdır. Çünkü insanın hayatta en çok kıymet verdiği onurunu yaralar ve her insanın kendine verdiği önemi incitir, şiddetini harekete geçirir. “Sizi muhakeme(Yargılama) etmemeleri için, siz de kimseyi muhakeme etmeyiniz” sözü Lincoln ‘un sözüdür. Karısı veya başkaları, güney halkından bahsettikleri zaman kötü sözler kullanırlarsa Lincoln: Onları tenkit etmeyiniz(eleştirmeyiniz), aynı şartlar içinde bulunsaydık, biz de aynı şekilde hareket ederdik” diyordu. Etkili iletişim için eleştirmekten kaçının.

İnsanlara kolayca iş yaptırmanın yolu:

İşi yapacak olan kişinin bu işi yapmasını istetmek iledir. Hepimiz samimi takdir edilmeyi severiz. Samimi bir şekilde övülmekten hoşlanırız. Fakat, bunlarla nadiren karşılaşırız. Halbuki bu arzu, insanın içini kemiren açlıkların, susuzlukların en şiddetlisidir. Kalbin bu açlığını ve susuzluğunu bilen nadir insanlar, başkalarını avuçlarının içinde tutarlar. George Washington ile kendisine: ” Haşmetli Birleşik Devletler Cumhurbaşkanı” denilmesini isterdi. İnsanları takdir edin yaptıklarını beğendiğinizi dile getirin. Etkili iletişim için gururlarını okşayın.

Gülümseyin:

İnsanlarla konuşurken, tanışırken gülümseyin. Etkili bir iletişim için sadece gülümseyin. Bir insanın yüzünde taşıdığı ifade, sırtında taşıdığı elbiseden çok daha önemlidir. İnsanların hareketleri, sözlerinden daha yüksek bir sesle konuşur. Gülümsemek insanlarda kalıcı etki bırakmanızı sağlar ve kortizol hormonunuzu harekete geçirir. Kortizol hormonu vücudun strese gösterdiği tepkiyi düzenler. Enerji dolu ve sağlıklı olmamızı sağlar.

Karşınızdaki kişiye ismiyle hitap edin:

Normal bir insan, kendi ismine dünyada mevcut bütün insanların hepsinden daha fazla önem vermekte ve onunla ilgilenmektedir. Bir kimsenin ismini hatırlayıp onu kolayca söylediniz mi, emin olun ki, o kişiye en büyük iltifatı yapmışsınızdır.

Başarılı bir konuşma ve sohbetin sırrı:

Aslında bunun bir sırrı yoktur yapmanız gereken son derece basit bir yol vardır sadece. Sizinle konuşan kimseye bütün dikkatinizi vermek çok önemli bir konudur. Konuşurken başka şeylerle ilgilenmemek direk göz teması ile karşınıza odaklanmak ve muhatabınızın söylediklerini onaylar şekilde dinlediğinizi belli edin. Hiçbir hareket muhatabı(konuştuğunuz kişiyi) bu derece memnun etmez.

En cüretkar adamlar, en sert dilli eleştirmenler bile sabırla; fakat sempatik bir dinleyici karşısında yenilirler, çünkü bu tarz insanlar yani dinlemeyi bilen insanlar sakin bir şekilde dinlerler ve kusur bulunca, eleştirmen bu arada kobra gibi zehrinin döker ve döktükten sonra dili tutulur.

İlgi uyandırmak mı istiyorsunuz, ilgilenmeyi biliniz.

Karşınızdaki kişinin cevaplamaktan zevk alacağı sorular sorun ve ona kendisinden bahsettirin. İlgi duyduğu alanlardan konuşun. İster istemez sizinle daha çok konuşmak isteyecektir.

Bir insanı kendinize aşık etmek :

Erkek kız fark etmeksizin bir insanı kendinize aşık etmenin yolu sürekli ona kendisinden bahsetmektir. Bu sohbetler baştan çıkarıcı bir etki yapar. Bu bilgiyi ben söylemiyorum Dorothea Dix söylüyor. Bu yazar, 23 kadının kalbini ve bankadaki para hesaplarını çalan bir kişi ile hapishanede yaptığı röportajında bu kadar çok kişiye kendini nasıl sevdirebildiğini kendi elleriyle banka hesaplarını nasıl boşalttırabildiğini sormuştu ve şu cevabı almıştı: “Yapılacak iş, bir kadına hep kendisinden bahsetmektir.”

Tartışmalardan kaçının:

Her on tartışmadan dokuzu , iki taraftan her birinin kendi düşüncelerine daha sıkı bağlanmasıyla ve haklı olduğuna daha fazla inanmasıyla sonuçlanır. Hiçbir tartışmayı kazanmaya imkan yoktur. Kazanamazsınız; çünkü tartışma kaybedilirse bir kayıptır; kazanılırsa da bir kayıptır. Etkili iletişim olmaz.

Neden mi? Bir tartışmayı kazandığınız ve karşınızdakinin bütün iddialarını çürüttüğünüzü düşünelim, onun bir hiç olduğunu ispat ettiniz. Siz bu yüzden memnun olursunuz. Fakat karşınızdaki kişinin gurur kırılır, kendine güveni zedelenir ve üzülür. Kendi isteğiyle bir şeye inanmayan bir insan, kendi düşüncesinden ayrılmamış olur. Fikrinizi kabul ettirmek istiyorsanız sorular sorarak düşünmesini sorgulamasını sağlayarak fikrinizi kabul ettirebilirsiniz. Kendi fikrinizi dayatarak, tartışmada karşınızdaki kişinin fikirlerini çürüterek değil.

Evet Evet Taktiği:

Sokrates, karşı fikirde olanlara ancak olumlu cevap verebilecekleri sorular sorar ve bir sürü evetten oluşan cevaplarla söylediklerini kabul ettirir ve konuştuğu kişiler birkaç dakika önce reddettikleri şeylere evet derdi. Başkalarına söylediklerinizi kabul ettirmek ve düşündüğünüz gibi düşündürmek istiyorsanız size evet diyeceği sorular sormakla başlayın sohbetinize. Karşı taraf ilk başta hayır derse tüm gururuyla size direnecektir. Söylediklerinizi kabul etmek istese dahi gurur her şeyden önce gelir.

İnsanlara sempati gösterin:

Hepimiz hayatta kötü olaylar, talihsiz kazalar, kötü deneyimlerle karşılaşmışızdır. Geçmişte yaşanan üzücü olayları dinlerken yargılamak bize de karşı tarafa da bir şey kazandırmaz. Aksine karşı tarafın konuşma isteğini de alır götürür. Yargılamak yerine ben de seninle aynı durumda olsaydım ben de böyle düşünürdüm gibi bir cevap en acımasız insanı dahi yumuşatır.

Hayatta karşılattığımız insanların nerdeyse hepsi sempati arzusu ve susuzluğu içindedir. Çocuklar, yarasını herkese bunun için gösterir. Hatta daha fazla sempati toplayabilmek için bir yerini yaraladığı bile olur. Sempati için büyük insanlar da geçmişteki acı deneyimleri, geçirdikleri kazaları veya ameliyatlarını anlatırlar. İçlerini dökerler. Bütün dünyada herkes hayali veya gerçek talihsizliklerine acınırlar. Yargılanmak için veya kötü bir yorum duymak için değil seni anlıyorum ve yaşadığın talihsizlikler karşısında hissettiklerini hissediyorumu duymak için anlatıyorlar.

Evliliklerde ve Sevgililiklerde güzel bir ilişki için:

Erkeklerin çoğu, kendilerine eş ararken. sorumluluk yüklenecek bir eş, bir vazife sahibi arar gibi değil, gözlerini kamaştıracak bir güzellik, gururlarını okşayacak ve kendilerine üstünlük sağlayacak bir vasıta ararlar. Erkekler, kadının güzel görünmek, iyi giyinmek için sarf ettikleri emeği takdir etmelidirler. Erkeklerin hepsi de, kadınların giyinişine ne derece meraklı olduklarını unuturlar.

Mesela; bir erkekle bir kadın yolda giderken, başka bir erkekle kadına rastlayınca kadın pek nadir olarak karşılaştığı erkeğe bakar. Fakat dikkatli bir şekilde erkeğin yanındaki kadının giyinişine ve kıyafet tarzına bakar. Fransa’ da yüksek ailelere mensup olan çocuklara her toplantıda karşılaştıkları kadınların elbiselerini övmek ve bunu sürekli dile getirmeleri sık sık tekrarlanır. Eşinizin veya sevgilinizin giyiniş tarzını ve kıyafetlerini beğendiğinizi sık sık dile getirin.

Evlilik veya sevgililik ilişkisi içerisinde olduğunuz kadının gözlerinden öpün gözlerinden öpmek, onu başka gözlere karşı körleştirir.

Son olarak:

Buradaki yazılanlar bir taktik değildir. Samimi şekilde yapılmadığı sürece de etkili olmaz. İletişim kurduğunuz kişiye karşı samimi olun.

“Bu hayat yolundan ancak bir kere geçeceğim. Elimden gelen her iyiliği yapmalı, her nezaketi göstermeliyim. Unutmamalı, ihmal etmemeliyim. Çünkü, bir daha geçmeyeceğim.”

Dale Carnege

YORUM YAP