İkna

İkna 2

İkna 2

İkna: İknanın amacına ulaşmada kullandığı yöntem amaca doğru zorlamak yerine amacı ilgi çekici kılmaktır.

Bu yazı ikna 1’in devamıdır. İkna sanatları ayrı ayrı parçalardır. Birleşerek bir bütünü oluştururlar. Bilgi karmaşası olmaması için ikna 1 i okuyup ikna 2 ye geçmelisiniz. Buraya tıklayarak ikna 1 deki bilgilere gidebilirsiniz. İkna taktiklerini illa kullanmak için öğrenmenize gerek yok bu taktiklerin farkına varmak ve yanlış yönlendirmelerden korunmak için de kullanabilirsiniz. Hayatımız sürekli ikna etmek veya ikna olmak üzerinedir. Sohbet ettiğimiz konularda, inanışlarda sürekli iknaya çabalarız. Farkında olmadan kendi fikirlerimizi, inanışlarımıza konuştuğumuz kişinin de inanmasını isteriz. Ortak noktaya da varsak da ikna kullanılmıştır.

Audi partem alteram.

Diğer tarafa kulak ver.

Tartışmalarda:

A ve B olmak üzere iki kişi düşünelim. A, B’nin aynı konuda kendisiyle farklı düşüncede olduğunu anladığı zaman kendi yapmış olduğu hatayı bulmak yerine hatayı B’nin düşüncelerinde aramaya başlar. Başka bir anlatımla insanlar doğuştan inatçıdır. Doğruyu pek önemsemezler amaçladıkları sadece haklı çıkmak zafer kazanmaktır.

Genişletme Taktiği:

Rakibinizin söylediklerini doğal sınırların dışına çıkarın. Yani söylediklerini genel değerlendirin ve geniş bir açıda ele alın, abartın. Öte yandan kendi söylediklerinizi elinizden geldiğince dar sınırlar içinde tutun. Çünkü bir önerme ne kadar çok genelleşirse o kadar fazla itiraza açık hale gelir. Söylediklerinizi savunmanız zorlaşır.

İkna notu:

İletişim sırasında işitme en rasyonel (Akla dayanan) duyudur. Koku alma, tat alma, dokunma ise tamamen duygusaldır.

Konuşma Sırasında:

Muhatap olduğunuz bir kişi veya bir topluluk önünde konuşurken tedirgin olduğunuz, çekindiğiniz zaman daha yüksek sesle konuşun. Yüksek sesle konuşmaya odaklanın sadece ve sesiniz kendinden emin bir ton ve ritim kazanacaktır. Farkına bile varmadan tedirginliğiniz azalacak.

Kimlik Stratejisi:

Dinleyicinizi yabancılardan ayırın. İnsanları yönlendirmek istiyorsanız. Sizin söylediklerinizi yaparlarsa daha iyi insanlar olacaklarına onları söyleyerek inandırın.

Erken Uyarım:

Bir kişinin öfkesini yatıştırmanın bir yolu, bu duyguyu sizin önceden dile getirip abartmanızdır. Bu sayede sizin onu anladığınızı farkeder ve öfke duygusu daha kısa sürede yatışır.

Yenilgiden Kaçınma:

Rakibinizin sizi yenilgiye uğratacak bir argüman dizisini ele aldığını görürseniz onun bir sonuca ulaşmasına izin vermemelisiniz, onun yerine arada sırada tartışmayı kesmeli veya hepten bitirmeli ya da konudan uzaklaştırıp başka bir konuya geçmelisiniz.

Hile:

Tüm öncüllerinizi öne sürdüğünüzde ve rakibiniz onları kabul ettiğinde ona vardığı sonucu sormaktan kaçınmalısınız, ondan önce sonuca siz varmalısınız. Böylece reddetme, dile getirmeme ihtimalini elemiş olursunuz.

Önemli Not:

Taraflardan biri diğerine kişisel bir suçlamada bulunursa, diğer kişi bunu çürüterek cevap vermek yerine buna itiraz ederse aslında suçlamayı kabul etmiş olur ve o da karşıdakine suçlamalarda bulunur.

Hile:

Argüman yoluyla rakibinizin bilgisi üzerinde çalışmak yerine güdüleme yoluyla iradesine çalışın. Görüşü doğru olsa bile rakibinizin düşüncesinin kendi çıkarına zarar vereceğini hissettirmeyi başarırsanız anında kendi düşüncesinden vazgeçecektir.

Not: Çıkarına uygun olmayan her şey insanlara saçma görünür.

Bir toplantınızda veya konuşma yaparken:

Politikacıların konuşma yaparken cümlelerine genellikle “ve” sözcüğüyle başladıklarına dikkat ettiniz mi? Pek çoğu bu sözcüğü, ne söylemeleri gerektiğini düşünürken “Hmm” veya “Bilirsiniz” sözcüklerinin yerine kullanırlar. “Ve” sözcüğü konuşmalarınıza devamlılık ve akıcılık sağlar. Çok fazla kullanılmadığı sürece yararlıdır.

Hile:

Bir sonuca varmak istiyorsanız, onun önceden görülmesine izin vermemelisiniz ama öncülleri fark ettirmeden konuşmanın orasına burasına serperek kabul ettirmeliyiz, öteki türlü rakibiniz her türlü hileye başvuracaktır. Ya da rakibinizin öncülleri kabul edip etmediği şüpheliyse bu öncüllerin öncüllerini öne sürmelisiniz. Bu kısımdaki öncüllerden kasıt ikna etmek istediğiniz konuya gelene kadar karşınızdaki kişiyi söyleyeceklerinize hazırlamanız anlamındadır.

İtiraz ve ihtilafı kullanın:

İtiraz ve ihtilaf(anlaşmazlık, aykırılık) bir insanın söylediklerini abartmaya yöneltir. Karşınızdaki kişiye itiraz ederek aslında kendi uygun sınırları içinde doğru bir önermeyi (söylediklerinizi), doğrunun sınırlarının ötesine geçecek ölçüde abartmasını sağlayabilirsiniz ve önermenin bu abartılmış biçimini çürüttüğünüzde sanki karşınızdaki kişinin asıl önermesini çürütmüş gibi olursunuz. Kendi önermenizi abartma ya da genişletme yoluna sokmamak için çok dikkatli olmalısınız. Karşınızdaki kişi önermenizi amaçladığınızdan çok daha ileriye genişletmeniz için girişimde bulunması çok sık görülen bir şeydir; burada onu hemen durdurmalı ve ilk başladığınız sınırlara onu geri götürmelisiniz; “Tüm söylediğim bu kadar, daha fazlası değil.”

No Responses

YORUM YAP